İstanbulda Tatil

İstanbul’da tatil yapmak çok çalışan ve zamanı olmayan insanların en çok istediği şeylerden birisidir. Hem şehirden uzaklaşmak doğayla buluşmak hem şehrin stresini atmak için aslında çok da uzaklaşmaya gerek yok. İsmi duyulmuş, çok fazla insanın gittiği yerlere gitmek istemiyorsanız ve İstanbul’dan uzaklaşamayacak kadar yoğunsanız Şile ve Ağva’yı tercih etmelisiniz. Şile, İstanbul iline bağlı bir ilçedir.. Marmara Bölgesi’nin kuzey doğusunda, Karadeniz kıyısındadır. Doğuda Kandıra, güneydoğuda Derince ve Körfez, güneyde Pendik ve Gebze, güneybatıda Çekmeköy ve batıda Beykoz ilçeleriyle çevrilidir. Ağva, Şile’ye bağlı ve sadece birkaç km. uzaklıktadır. Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi birçok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva’ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün. Kalem Köy’de Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hacıllı Köyü’nde, 3. yüzyıl sonu – 4.yüzyıl başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe’de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntular. Ağva’ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir’den gelen Türkmen boyları yerleşmiş. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları.

Ağva, Latince “iki dere arasına kurulmuş köy” ve “su” anlamına geliyor. İstanbul’un kuzeyinde, Göksu ve Yeşilçay derelerinin ortasında bir sahil kasabası. Göksu ve Yeşilçay dereleri Ağva’dan geçip Karadeniz’e dökülüyor. Yeşilçay balıkçı teknelerinin mekânı. Göksu kıyısında ise oteller var. Derelerde kano veya deniz bisikleti ile gezinti yapılabiliyor. Motorlu teknelerle birkaç saatlik gezintiler organize edilebiliyor. 12 km. uzaktaki Hacıllı köyü, mağara ve şelaleleri ile ünlü. Kilimli ve Kadırga koyları, yürüyüş için çok elverişli.

Özellikle Karadenizi sevenler için istanbula yakın ve Karadeniz coğrafyasını yansıtan özelliğiyle Şile ve Ağva tatilcileri sezonda ve sezon dışında bir çok insanı ağırlamakta. Büyük ve küçük otelleriyle, apartlarıyla ve kamping yerleriyle bir çok seçenek mevcut. Şile ve ağva’da otel fiyatları kişi başına günlük 70-300 Tl arasında değişmekte. Fiyatı belirleyen etmenler tabiî ki de konfor, hizmet, manzara ve plaj. Sezon dışında neredeyse hepsinde indirimler oluyor ve zaten sezonda yer bulmak bir hayli zor. Tatil sezonunda önceden rezervasyon yapmadan gitmemek gerekiyor.  Hazır doğaya yakın olalım, birazda binalardan yapılaşmadan uzak kalalım diyorsanız bungalov ve kampingleri tercih etmelisiniz. Çadır kampını sevenler için istanbula yakın olması ve doğayla iç içe olmasından dolayı kampçıların ve karavancıların uğrak yerlerinden birisi olmuştur şile. Bungalovlarda günlük fiyatlar 40-110 tl arasında değişmekte. Çadır kampı için fiyatlar da bunların arasındaki en ucuz fiyatlar günlüğü 20-50 tl arasında değişen fiyatlarla bulabilirsiniz. Çadır kampı yakmak isteyenler kamp malzemeleri ve çadırlarını yanlarında götürebilir ya da oradan kiralayabilirler. Kamp malzemelerini yanlarında götürmeleri tatilde harcayacakları parayı biraz da düşüreceği için yanlarında götürmeleri daha iyi olacaktır. Kamp malzemelerine para vermeyerek bir gün fazladan tatil yapabilirler. Şile ve ağva uzak kalıyorsa ve Anadolu yakasına geçmek istemiyorsanız istanbulun içerisinde, Avrupa yakasında da tatil cennetleri bulabilirsiniz. Örneğin kilyos. Kilyos ya da Kumköy istanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı yerleşme alanı.

Kilyos İstanbul’a 30, Atatürk Havaalanı’na 50 kilometre uzaklıkta. 1930 yılına kadar Çatalca ilçesine bağlı bir nahiye iken o tarihte yapılan yönetsel düzenleme sonucu kurulan Sarıyer ilçesine dahil edilmiştir. Sahili ile ünlü muazzam güzellikte bir yer.

Kilyos’ta yerleşim eski çağlarda başlamış. Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş. Daha sonra Roma İmparatorluğu döneminde gelişme göstermiş. Roma İmparatorluğu dağılınca Bizans topraklarına katılan bu şirin belde, coğrafi konumu nedeniyle denizcilikle uğraşan bölge uygarlıklarının paylaşamadığı bir yer haline gelmiş. Cenevizliler de bu bölgede bir süre hakimiyet kurmuştur.

Haçlı Seferleri döneminde bölgede yaşanan karışıklık sonrasında, Osmanlı hakimiyetiyle huzur bulan Kilyos, nüfusuyla gelişme göstermiş, kozmopolit bir yerleşim merkezi olmuş. Cumhuriyet döneminde Sarıyer’e bağlanan Kilyos, 1960’lardan sonra turizm açısından gelişme göstermiş, o dönemin İstanbul sosyetesinin en popüler dinlenme mekanına dönüşmüş.

Yerleşimi çok eskilere dayanan köye ulaştığınızda göze ilk çarpan tarihi bina Cenevizliler döneminde yapıldığı bilinen kalesi oluyor. Askeri saha içinde kalan kale Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde bahçeköy’e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş.

  1. Dünya savasında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19. yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında. Kale içinde 8 ayrı top sergileniyor Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor. Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçası. Köydeki diğer tarihi yapılar İngilizlerin İstanbul’u işgali ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptıkları eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşme. Tahlisiye binaları halen kıyı koruma tarafından kullanılıyor.

Kilyos’un, Rumcada kum anlamına gelen Kilya sözcüğünden türediği söylemi ile birlikte, aslı, Kuwaila olan ve güzel geçit/Boğaz anlamını veren Killa sözcüğünden türeyerek Kilyos’a dönüştüğü söylemi de yaygındır. Zira her iki sözcüğün vermiş olduğu anlam, Kilyos’un çoğrafi durumu dikkate alındığında uygun olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet döneminde Kilyos’un ismi Kumköy olarak değiştirildiyse de alışılmış olan isimden vazgeçilmediği için Kilyos denmeye devam edilmiş ve devam edilmektedir. Devam ediliyor demek bir yönden anlamsızdır. Çünkü bütün resmi yazılarda ,yol tabelalarında ,haritalarda Kumköy ismi kullanılmaktadır. O halde hala Kilyos sözcüğü kullanılıyor ifadesi anlam karışıklıına yol açar. Sadece konuşma alışkanlığında Kilyos sözcüğü kullanılmaya devam etmektedir demek daha doğru bir ifade olur.

Şile ve Ağva’ya göre son zamanlarda daha az rağbet gören kilyos daha sakin ve daha doğal güzelliklere sahiptir. Özellikle köyleri ve köylerindeki insanlarıyla İstanbuldan kilometrelerce uzaklaşmış gibi hissettiriyor kendinizi. Tatil sezonunda bile fiyatları Şile ve Ağva’ya göre çok ucuzdur. Kilyos’ta çadır kampı yaparak bir hafta boyunca maksimum 200-300 tl harcarsınız. Hem de iki kişi. Daha samimi, daha ucuz ve daha rahat bir tatil yeri. Yer olarak istanbula bir saat uzaklıkta ama hissedilen uzaklık kilometrelerce. Özellikle köylerini gezip köylerdeki lokantalarda yemek ve meze yemenizi tavsiye ederim. Son birkaç yıldır tatil sezonunda istanbul’un gece hayatı da haftasonları kilyosa gitmektedir. Özellikle Suma beach yaz aylarında haftasonu istanbul’un gece hayatını yönetmekte. Giriş fiyatı 60-120 tl arası değişmekte. Şehir hayatından, gece hayatından ve eğlenceden geri kalmak istemeyenler için aslında mükemmel bir fırsat. Verdiği partiler ve konserlerle 2014 yazı baya bir ses getirdir. 2015 yazına son hızla giriş yapacağına eminim. Üniversitelilere indirimli ve dost canlısı Baykuş plajını da es geçmemek gerekir. Hesaplı fiyatları ve samimiyetleriyle gerçekten çok güzel bir tatil geçirebilirsiniz. Ve son olarak baykuş plajına giderseniz ızgara ürünlerini yemeden oradan ayrılmayın.

İstanbul’da tatil yapmak çok çalışan ve zamanı olmayan insanların en çok istediği şeylerden birisidir. Hem şehirden uzaklaşmak doğayla buluşmak hem şehrin stresini atmak için aslında çok da uzaklaşmaya gerek yok. İsmi duyulmuş, çok fazla insanın gittiği yerlere gitmek istemiyorsanız ve İstanbul’dan uzaklaşamayacak kadar yoğunsanız Şile ve Ağva’yı tercih etmelisiniz. Şile, İstanbul iline bağlı bir ilçedir.. Marmara Bölgesi’nin kuzey doğusunda, Karadeniz kıyısındadır. Doğuda Kandıra, güneydoğuda Derince ve Körfez, güneyde Pendik ve Gebze, güneybatıda Çekmeköy ve batıda Beykoz ilçeleriyle çevrilidir. Ağva, Şile’ye bağlı ve sadece birkaç km. uzaklıktadır. Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi birçok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva’ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün. Kalem Köy’de Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hacıllı Köyü’nde, 3. yüzyıl sonu – 4.yüzyıl başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe’de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntular. Ağva’ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir’den gelen Türkmen boyları yerleşmiş. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları.

Ağva, Latince “iki dere arasına kurulmuş köy” ve “su” anlamına geliyor. İstanbul’un kuzeyinde, Göksu ve Yeşilçay derelerinin ortasında bir sahil kasabası. Göksu ve Yeşilçay dereleri Ağva’dan geçip Karadeniz’e dökülüyor. Yeşilçay balıkçı teknelerinin mekânı. Göksu kıyısında ise oteller var. Derelerde kano veya deniz bisikleti ile gezinti yapılabiliyor. Motorlu teknelerle birkaç saatlik gezintiler organize edilebiliyor. 12 km. uzaktaki Hacıllı köyü, mağara ve şelaleleri ile ünlü. Kilimli ve Kadırga koyları, yürüyüş için çok elverişli.

Özellikle Karadenizi sevenler için istanbula yakın ve Karadeniz coğrafyasını yansıtan özelliğiyle Şile ve Ağva tatilcileri sezonda ve sezon dışında bir çok insanı ağırlamakta. Büyük ve küçük otelleriyle, apartlarıyla ve kamping yerleriyle bir çok seçenek mevcut. Şile ve ağva’da otel fiyatları kişi başına günlük 70-300 Tl arasında değişmekte. Fiyatı belirleyen etmenler tabiî ki de konfor, hizmet, manzara ve plaj. Sezon dışında neredeyse hepsinde indirimler oluyor ve zaten sezonda yer bulmak bir hayli zor. Tatil sezonunda önceden rezervasyon yapmadan gitmemek gerekiyor.  Hazır doğaya yakın olalım, birazda binalardan yapılaşmadan uzak kalalım diyorsanız bungalov ve kampingleri tercih etmelisiniz. Çadır kampını sevenler için istanbula yakın olması ve doğayla iç içe olmasından dolayı kampçıların ve karavancıların uğrak yerlerinden birisi olmuştur şile. Bungalovlarda günlük fiyatlar 40-110 tl arasında değişmekte. Çadır kampı için fiyatlar da bunların arasındaki en ucuz fiyatlar günlüğü 20-50 tl arasında değişen fiyatlarla bulabilirsiniz. Çadır kampı yakmak isteyenler kamp malzemeleri ve çadırlarını yanlarında götürebilir ya da oradan kiralayabilirler. Kamp malzemelerini yanlarında götürmeleri tatilde harcayacakları parayı biraz da düşüreceği için yanlarında götürmeleri daha iyi olacaktır. Kamp malzemelerine para vermeyerek bir gün fazladan tatil yapabilirler. Şile ve ağva uzak kalıyorsa ve Anadolu yakasına geçmek istemiyorsanız istanbulun içerisinde, Avrupa yakasında da tatil cennetleri bulabilirsiniz. Örneğin kilyos. Kilyos ya da Kumköy istanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı yerleşme alanı.

Kilyos İstanbul’a 30, Atatürk Havaalanı’na 50 kilometre uzaklıkta. 1930 yılına kadar Çatalca ilçesine bağlı bir nahiye iken o tarihte yapılan yönetsel düzenleme sonucu kurulan Sarıyer ilçesine dahil edilmiştir. Sahili ile ünlü muazzam güzellikte bir yer.

Kilyos’ta yerleşim eski çağlarda başlamış. Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş. Daha sonra Roma İmparatorluğu döneminde gelişme göstermiş. Roma İmparatorluğu dağılınca Bizans topraklarına katılan bu şirin belde, coğrafi konumu nedeniyle denizcilikle uğraşan bölge uygarlıklarının paylaşamadığı bir yer haline gelmiş. Cenevizliler de bu bölgede bir süre hakimiyet kurmuştur.

Haçlı Seferleri döneminde bölgede yaşanan karışıklık sonrasında, Osmanlı hakimiyetiyle huzur bulan Kilyos, nüfusuyla gelişme göstermiş, kozmopolit bir yerleşim merkezi olmuş. Cumhuriyet döneminde Sarıyer’e bağlanan Kilyos, 1960’lardan sonra turizm açısından gelişme göstermiş, o dönemin İstanbul sosyetesinin en popüler dinlenme mekanına dönüşmüş.

Yerleşimi çok eskilere dayanan köye ulaştığınızda göze ilk çarpan tarihi bina Cenevizliler döneminde yapıldığı bilinen kalesi oluyor. Askeri saha içinde kalan kale Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde bahçeköy’e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş.

  1. Dünya savasında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19. yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında. Kale içinde 8 ayrı top sergileniyor Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor. Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçası. Köydeki diğer tarihi yapılar İngilizlerin İstanbul’u işgali ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptıkları eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşme. Tahlisiye binaları halen kıyı koruma tarafından kullanılıyor.

Kilyos’un, Rumcada kum anlamına gelen Kilya sözcüğünden türediği söylemi ile birlikte, aslı, Kuwaila olan ve güzel geçit/Boğaz anlamını veren Killa sözcüğünden türeyerek Kilyos’a dönüştüğü söylemi de yaygındır. Zira her iki sözcüğün vermiş olduğu anlam, Kilyos’un çoğrafi durumu dikkate alındığında uygun olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet döneminde Kilyos’un ismi Kumköy olarak değiştirildiyse de alışılmış olan isimden vazgeçilmediği için Kilyos denmeye devam edilmiş ve devam edilmektedir. Devam ediliyor demek bir yönden anlamsızdır. Çünkü bütün resmi yazılarda ,yol tabelalarında ,haritalarda Kumköy ismi kullanılmaktadır. O halde hala Kilyos sözcüğü kullanılıyor ifadesi anlam karışıklıına yol açar. Sadece konuşma alışkanlığında Kilyos sözcüğü kullanılmaya devam etmektedir demek daha doğru bir ifade olur.

Şile ve Ağva’ya göre son zamanlarda daha az rağbet gören kilyos daha sakin ve daha doğal güzelliklere sahiptir. Özellikle köyleri ve köylerindeki insanlarıyla İstanbuldan kilometrelerce uzaklaşmış gibi hissettiriyor kendinizi. Tatil sezonunda bile fiyatları Şile ve Ağva’ya göre çok ucuzdur. Kilyos’ta çadır kampı yaparak bir hafta boyunca maksimum 200-300 tl harcarsınız. Hem de iki kişi. Daha samimi, daha ucuz ve daha rahat bir tatil yeri. Yer olarak istanbula bir saat uzaklıkta ama hissedilen uzaklık kilometrelerce. Özellikle köylerini gezip köylerdeki lokantalarda yemek ve meze yemenizi tavsiye ederim. Son birkaç yıldır tatil sezonunda istanbul’un gece hayatı da haftasonları kilyosa gitmektedir. Özellikle Suma beach yaz aylarında haftasonu istanbul’un gece hayatını yönetmekte. Giriş fiyatı 60-120 tl arası değişmekte. Şehir hayatından, gece hayatından ve eğlenceden geri kalmak istemeyenler için aslında mükemmel bir fırsat. Verdiği partiler ve konserlerle 2014 yazı baya bir ses getirdir. 2015 yazına son hızla giriş yapacağına eminim. Üniversitelilere indirimli ve dost canlısı Baykuş plajını da es geçmemek gerekir. Hesaplı fiyatları ve samimiyetleriyle gerçekten çok güzel bir tatil geçirebilirsiniz. Ve son olarak baykuş plajına giderseniz ızgara ürünlerini yemeden oradan ayrılmayın.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This website is using the http://www.seowizard.org/ wordpress plugin.